Newsfeeds Categories View

İMÂM GAZÂLÎ’NİN MELİKŞAH’A YAZDIĞI MEKTU

Hüccetü’l-İslâm Gazâlî’nin Selçuklu İmparatoru Melik-şah’a gönderdiği mektup içinden bir bölüm: “Gazâlî’den Sultân Melikşah’a... Ey doğunun ve batının sultanı!... Liderliğin tehlikesi büyük, fitneleriyse çoktur. Unutma! Liderin dünya ve ahiretteki emniyeti hakîkî din âlimleriyle beraber hareket etmesine bağlıdır. Adâletli ve insaflı olmanın yolu, başkanın, devâmlı âlimlerin görüşlerine başvurması, onların nasihatlerini dinlemeye iştiyaklı olması ve dünyâya aldanmış kötü âlimlerden sakınmasıdır. Çünkü bu kötü âlimler, liderlere övgü yağdırıp onları boş medih ve vaatlerle aldatırlar. Liderlerin ellerinde bulunan dünyâ malına kavuşmak için onları kendilerinden memnun etmek isterler. Bunun için de hîle ve aldatmalara başvururlar. Hakikî âlim odur ki başkanın elinde olan maddî imkânlara göz dikmez, vaaz ve uyarılarında nasihât ve insafı elden bırakmaz.

Ey sultân! Sen, sadece kendi elini zulümden çekmekle yetinme! Kendini zulümden uzak tuttuğun gibi hizmetçilerini, yakınlarını, görevlilerini ve kapını bekleyenleri de terbiye edip güzelleştirmen gerekir. Onların zulmüne razı olma, çünkü sen, kendi zulmünden sorgulanacağın gibi onların işlediği zulümlerden de hesâba çekileceksin. İdârecinin gazabı kabardığında, işlerinde af tarafını tercih etmeli, kendisini iyilik ve affa alıştırmalıdır. Bu ahlâk sende bir âdet hâlini alırsa sen, nebîlere ve velîlere benzemiş olursun. Kızgınlığını hemen yerine getirmeyi bir huy edindiğindeyse yırtıcı hayvanlara ve canavarlara benzemiş olursun! Ey sultân! İçine düştüğün her işte ve başına gelen her durumda kendini halktan biri, başkasının da bir sultân olduğunu düşün. Kendin için razı olmadığın şeylere herhangi bir Müslüman için de razı olma! Kendin için razı olmadığın şeyleri, onlar için hoş görürsen, halkına ihânet etmiş ve emrin altındakileri aldatmış olursun.”

(Ali Sözer, Kırk Mektup, 35-45.s.)