YERÇEKİMİ PRENSİBİNİ ASIRLAR ÖNCE KEŞFEDEN BİLGİN: HÂZİNÎ

On ikinci yüzyılda Türkistan’da yetişen, yer çekimi ve terâzilerle fiziğin dinamik ve hidrostatik konularına ağırlık verip bilhassa hidrostatik üzerine yönelen alimdir. Sıvıların yoğunluğunu ölçme âletini keşfetti. Birçok katı ve sıvı cismin yoğunluklarını son derece hassas ve bugünkü neticelere yakın bir şekilde tesbît etti. Yine Hâzinî, yoğunlukları ölçmek için aerometre kullandı. Sıvı maddelerin yoğunluğunu hesâblama metodunu ve cisimlerin hava içindeki ağırlıklarını hesâplamak için hikmet terâzisi denilen beş kefeli terâziyi geliştirdi. Hâzinî havanın ağırlığının bulunduğunu ve ölçülebileceğini ortaya koymakla, Toriçelli’den önce mes’eleyi ele almış ve incelemiş olmaktadır. Hâzinî, sıvılar gibi havanın da bir ağırlığı ve kaldırma gücü bulunduğunu söyledi. Hâzinî’nin bu ve benzeri ilmî araştırmaları, barometrenin (basınç ölçme âleti) keşfedilmesinde temel teşkil etmiştir. Böylece o, Toriçelli, Paskal, Boyle ve diğer batılı bilim adamlarına öncülük etmiş oldu ve Akışkanlar Mekaniği ilmini kurdu. Ayrıca, birçok ilmî deneyler sonunda bütün cisimlerin yerkürenin merkezine doğru, bir câzibe kuvveti (gravitasyon) ile çekildiklerini gösterdi. Bîrûnî’nin yaptığı araştırmayı geliştirerek, kütleler arasındaki çekim prensibini ortaya koydu. Bu konuyu eserinde şöyle anlatır: “Kuvvet, hacim, şekil ve âlemin merkezinden uzaklık bakımından birbirinin aynı olan cisimlerin ağırlıkları birbirlerine eşittir. Dünyânın merkezine muayyen uzaklıktaki ağırlığı belli olan her cismin, dünyânın merkezine olan uzaklığının farklılığına göre ağırlığı da farklıdır. Dünyânın merkezine olan uzaklık arttıkça, ağırlık da artar, yaklaştıkça hafîfler. Bu sebeple bir cismin ağırlığının diğer cismin ağırlığına nisbeti, onların dünyânın merkezine olan uzaklıklarının nisbeti gibidir.” Görüldüğü gibi yer çekimini Newton (1665) değil, ondan beş yüz elli sene önce yaşayan İslâm âlimi keşfetmiştir.

(Yeni Rehber Ansiklopedisi, c.9, s.37-38)